Search result for

anormal

(23 entries)
(0.019 seconds)
ลองค้นหาคำในรูปแบบอื่นๆ เพื่อให้ได้ผลลัพธ์มากขึ้นหรือน้อยลง: -anormal-, *anormal*
English-Thai: HOPE Dictionary [with local updates]
paranormal(แพระนอร์'มัล) adj. ไม่ปกติ,เหนือธรรมชาต,ปาฏิหาริย์

Thai-English-French: Volubilis Dictionary 1.0
ไม่มีอะไรผิดปกติ[xp] (mai mī arai phitpakati = mai mī arai phitpokkati) FR: il n'y a rien d'anormal
ไม่ปกติ[adj.] (mai pakati = mai pokkati) EN: abnormal ; deviant ; anomal ; odd ; peculiar ; unnatural ; irregular   FR: anormal
ผิดปกติ[adj.] (phitpakati = phitpokkati) EN: abnormal ; unusual ; offbeat ; irregular ; uncommon ; preposterous   FR: inhabituel ; anormal ; aberrant ; extraordinaire ; insolite ; singulier
ผิดธรรมชาติ[adj.] (phitthammachāt) EN: unnatural ; irregular ; abnormal ; unusual ; uncommon ; offbeat   FR: anormal ; inhabituel ; bizarre ; exceptionnel ; extraordinaire ; inusité ; singulier
ผิดธรรมดา[adj.] (phitthammadā) EN: unusual ; exceptional ; abnormal ; extraordinary ; out of the ordinary ; strange ; offbeat ; uncommon ; irregular ; preposterous   FR: inhabituel ; exceptionnel ; unique ; hors du commun ; peu commun ; anormal
พฤติกรรมอปกติ[n. exp.] (phreuttikam apakati = apokkati) EN: abnormal behaviour   FR: comportement anormal [m]
วิตถาร[adj.] (wittathān) EN: excessive ; superfluous ; strange ; queer ; fantastic ; eccentric ; oddball ; weird ; odd ; abnormal ; peculiar   FR: excessif ; excentrique ; anormal

German-English: TU-Chemnitz DING Dictionary
anormalanomalous [Add to Longdo]
anormale Häufigkeitskurve {f}abnormal curve [Add to Longdo]

Japanese-English: EDICT Dictionary
超常[ちょうじょう, choujou] (n,adj-f) paranormality; anomalous phenomenon [Add to Longdo]
超常現象[ちょうじょうげんしょう, choujougenshou] (n) supernatural phenomenon; paranormal phenomenon; anomalous phenomenon [Add to Longdo]
超常的[ちょうじょうてき, choujouteki] (adj-na) supernatural (e.g. psychic phenomena and such); paranormal [Add to Longdo]

Result from Foreign Dictionaries (10 entries found)

From The Collaborative International Dictionary of English v.0.48 [gcide]:

  Anormal \A*nor"mal\, a. [F. anormal. See {Abnormal}, {Normal}.]
     Not according to rule; abnormal. [Obs.]
     [1913 Webster]

From German-English Freedict dictionary [fd-deu-eng]:

  anormal [aːnɔrmaːl]
     anomalous
  

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]:

  abnormal
  
  1. anormal, usule veya âdete uygun olmayan
  2. tabii olmayan  abnormal'ity  anormallik, usule veya  âdete uygunsuzluk
  3. bu halde olan kimse  veya şey.
  
  

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]:

  out
  
  1. (edat), (ünlem), dışarı dışarıda
  2. dışarıya
  3. dışında
  4. arasından
  5. meydana, ortaya
  6. sız (kalmış)
  7. bütün bütün, tamamen: sonuna kadar
  8. yüksek sesle
  9. (edat) dışarıya, dışarıda
  10. işinden çıkarılmış yenik parti üyesi
  11. bahane, çözüm yolu
  12. (beysbol) vurucunun sırasının bitmesi
  13. muhalif kimse
  14. (matb.) mürettip tarafından atlanmış kelime
  15. (ünlem) Dışarı! Defol!
  16. dışarıdaki, dış
  17. top oyun larında vurucu olmayan
  18. anormal
  19. kullanılmaz
  20. zararda olan
  21. yanılmış
  22. (eski) kovmak. kapı dışarı etmek
  23. (argo.) vurup düşürmek, nakavt etmek
  24. meydana çıkmak, aşikâr olmak. out and away pek çok, fersah fersah. out and out bütün bütün, tamamen, her yönüyle. out of breath nefesi kesilmiş, soluk soluğa. out of commission bozuk. out of countenance utanmış. out of danger tehlikeyi atlatmış. out for a good time eğlence peşinde. out of order bozuk
  25. düzensiz veya sırasız. out of patience sabrı tükenmiş. out of pocket sarfedilmiş, cepten çıkmış. out of print mevcudu bitmiş (kitap) out of reach el erişmez, uzak. out of season mevsimsiz, vakitsiz. out of sorts rahatsız, keyifsiz
  26. dargın. out of spirits canı sıkkın, neşesiz. out of things uzaklaşmış, uzaklaştırılmış. out of time (müz.) vuruşa uygun olmayan. Out with it! Haydi söyle! Anlat! cry out yüksek sesle bağırmak, haykırmak. die out sönmek: nesli tükenmek. pass out dağıtmak
  27. bayılmak
  28. toplantıdan sıra ile çıkmak (öğrenciler) pour out boşaltmak. time out of mind öteden beri, eskiden beri. tired out çok yorgun, bitkin. at outs (with) dargın. far out, way out (argo.) şahane, harika. He is out to lunch. Yemek için dışarı çıktı. Latin has gone out as a spoken language. Latince konuşma dili olmaktan çıktı. The fire is out. Yangın söndü. The stars are out. Yıldızlar görün- mekte.
  
  

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]:

  monstrous
  
  1. canavar gibi
  2. anormal
  3. iri, cisim
  4. müthiş, korkunç, çok gaddar. monstrously  canavarca.
  
  

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]:

  off
  
  1. (edat) uzağa
  2. ileriye, ileride
  3. öteye, ötede
  4. yanda
  5. tamamen
  6. uzakta
  7. uzak
  8. yanlış
  9. uygun olmayan, anormal
  10. bitmiş
  11. görev dışındaki
  12. sağdaki
  13. (den.) denize doğru açılan
  14. (edat) dan
  15. dan uzak off and on ara sıra. off chance zayıf bir ihtimal. It iş off my hands. Benim elimden çıkmıştır. Artık sorumlu değilim. Off with you! Defol ! an off street sapa sokak. a week off bir haftalık izin
  16. bir hafta sonra. be off ayrılmak, terketmek
  17. yanılmak
  18. (k.dili) deli olmak. be off in one' calculations hesabında yanılmış olmak. beat off the attack hücumu tamamen püskürtmek. be off strawberries çilek yemekten mahrum olmak. call the game off oyunu iptal etmek. fall off düşmek
  19. azalmak
  20. bırakmak. far off çok uzak. He is well off. Hali vakti yerinde. Zengindir. kill off all enemies düşmanların hepsini öIdürmek. my off day izin günüm
  21. fena günüm. put off an appointment bir randevuyu ertelemek. put (a per son) off canını sıkmak, soğutmak
  22. (zorla) indirmek. show off gösteriş yapmak. take off alıp götürmek
  23. öIdürmek
  24. indirmek, çıkarmak
  25. (k.dili) taklidini yapmak
  26. kalkmak, havalanmak. The cheese is a bit off. Peynir biraz bozulmuş. The deal is off. Anlaşma iptal edildi. The electricity is off. Elektrik kesildi. We are off now. Nihayet yola çıkıyoruz.
  
  

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]:

  anomalous
  
  1. kural dışı, kaidelere uymayan, istisna teşkil eden
  2. tabiR olmayan, anormal.
  
  

From Spanish-English Freedict dictionary [fd-spa-eng]:

  anormal
     abnormal
  

From Portuguese-English Freedict dictionary [fd-por-eng]:

  anormal
     abnormal
  

From French-English Freedict dictionary [fd-fra-eng]:

  anormal [anɔrmal]
     abnormal
  

Are you satisfied with the result?


Discussions

Go to Top